habitus

Leo Panitch ile Söyleşi “Tüm Dünyadaki Sermayeler ABD’yi Kendi Devletleri Olarak Görürler”

Leo Panitch’in anısına saygıyla... Söyleşi Şubat 2015 yılında Yasin Kaya tarafından yapılmıştır. Çeviri Barış Alp Özden’e aittir. Ahmet Bekmen ve Barış Alp Özden’in editörlüğünü yaptığı Emperyalizm  [Teori ve Güncel Tartışmalar] adlı kitabımızdan. Size sorularımızı dört grup içinde topladık. İlk grup sorularımız klasik Marksist emperyalizm teorileri hakkında olacak. İkinci grup sorular günümüz emperyalizmi ve Amerikan İmparatorluğu üzerine. Üçüncü  olarak yükselen ekonomiler ve Çin üzerine konuşmak istiyoruz. Son olarak da siyasal strateji üzerine sorular yönelteceğiz. İlk olarak sizin oldukça eleştirel yaklaştığınız klasik emperyalizm teorilerinden başlayalım. Klasik emperyalizm teorileri ekonomik aşamaların analizi üzerine kurulmuştu. Sizin emperyalizm analiziniz ise daha ziyade devlet kuramlarıyla ilişkili....

Continue Reading →

Yaşamı Kitaplarla Yeniden Kuralım

Yıl sonu geldi. 10. yılımızı kutlamaya hazırlanırken nefes alma derdine düştük. Onca kapanmaya, onca krize rağmen yaşam bir taraftan hep sürdü. Okurlarımızsa bu süreçte bize güç vermeye, arayıp sormaya devam etti. Teşekkür ederiz. Şimdi yaşamı yeniden kurma, ileriye doğru bir adım atma zamanı dedik ve yeni kitaplarımızın da eklendiği dizilerimizi beğenilerinize sunduk. Daha çok kitapla bir araya, yüz yüze gelmek üzere… Aşağıdaki dizilerimizden istediklerinizi not edip, ister maille, ister telefonla, isterse sosyal medya mesajlarınızla talepte bulunabilir, soru sorabilir, bize gelmek için randevu dahi alabilirsiniz. Edebiyat: Bir Aile Kroniği, 11 Numara, Maxwell Sim'in Aşırı Özel Hayatı, Expo 58, Abanoz, Herodot’la Yolculuklar,...

Continue Reading →

Mark Fisher | 1968-2017

Yazar, kuramcı, popüler kültür araştırmacısı ve "blogger" Mark Fisher'ı kaybettiğimizi üzülerek öğrendik. Fisher'ın "Kapitalist Gerçekçilik: Başka Alternatif Yok Mu?" adlı eseri, 2011 yılında yayınevimiz tarafından, Gül Çağalı Güven çevirisiyle yayımlanmıştı. Hatırasına saygılarımızla. Tarihin sonunun uzun, karanlık gecesinin, muazzam bir fırsat olarak yakalanması gerekiyor. Kapitalist gerçekçiliğin baskıcı yayılganlığının ta kendisi, alternatif siyasal ve ekonomik olanaklarının hafif ışıklarının bile, oransız ölçüde büyük bir etkiye sahip olabileceği anlamına geliyor. En küçük olay, kapitalist gerçekçilik döneminin olanaklar ufkuna damgasını basan gri tepki perdesinde bir delik açabilir. Hiçbir şeyin olamayacağı bir durumdan ansızın yine her şeyin mümkün olduğu bir yere doğru. -Kapitalist Gerçekçilik, Mark Fisher

Continue Reading →